Emre Bektaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre Bektaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2017 Pazar

Bu Kadarım

Sarp uçurumlara teslim ettim hayallerimi
Düştü umutlarım, kaskatıyım şimdi

Yalnızdım
Bir de sen yalnız bırakmışsın beni

Hiçbir şey değişmemiş
Aynada hala yıllar önceki halim
Benimle alay ediyor sırtladığım cümlelerim

İzmariti yastık olmuş sigaralarımı
Tüketmedim, tüketmeden öleceğim
Donuk gecelerin gebe olduğu hüzünlü saatleri terk ettiğimde kutlamıştım zaferimi
Bu yalnızca yenilgilerimin arefesiymiş

Hani esir değildim ya bu hayata
Yalanmış bu
Yalın şiirlerimin etkisiymiş


18 Haziran 2017 Pazar

Yasak


Anlatamıyorum
Göğü boyamışlar kızıla
Bulutlar ikiye ayrılmış
Yer kayıyor ayaklarımın altından
Güneş uzak canlılığından
Konuşamıyorum
Dudaklarım bağlı urganla
Şiirler yüreğimi delecek gibi oluyor
İsyan var
Ha bugün ha yarın diye geçiyor ömür
Ölüme çeyrek var
Sevişmek günah
Sevmek yasak
Tanrı kazanç vermiyor
Kaybediyorum ilahi güç karşısında
Konuşsam günah
Sussam yasak
Bedenim kayıyor avuçlarımdan
Tanrım sen de yalnız bıraktıysan
Kimden medet umucam
Biliyorum yok böyle bir ihtimal
Ama bir ses versen bana
Bedenim sarsılacak
Göğsüm parçalanacak belki ama
Sana ihtiyacım var

1 Şubat 2017 Çarşamba

O Zamanlar

Dizlerim yara dönerdim eve
Çamura bulanmış ellerimle
Avuçlarımda taşırdım masumiyeti
Gözümdeki yaşları silip
Ne ağlardım ama
İç geçire geçire
Hani görsen
Yoklardın yüreğini
O zamanlar tadı vardı esen rüzgarın
Koşturmanın
Amansızca ter atıp,hasta olmanın bile
O zamanlar
Değeri yoktu zamanın
Canım yanmazdı
Ama çokça acırdı haliyle
Çok kişi vardı etrafımda
Çoğunu tanımazdım
Onlar çoğu olarak kaldı
Ben,büyüdüm sanırım.




25 Ocak 2017 Çarşamba

Hüzün Bulutları


Salıncağımın ipi kopunca düştüm günahlara
Sarıldım
Koca bir boşluğa
Buhran gibi çöktü üzerime
Sakallarımın kızılında güneş,zifiri akşamlarda
Ellerimin titrekliği anımsatıyor
Yarından tezi yok vazgeçeceğim
Bu böyle sürmez
Nasıl bir mevsim ki bu,yeli bir beni sürüklüyor
Acı acı çalıyor kulağıma sesin
Yitiriyorum aklımı
Üzerime serptiğin hüzün bulutları çırılçıplak şimdi
Paramparça,yıkık dökük,yarım
Adı yok bu yaşadığımın
Tarifi de
Hem bu devirde şair mi olunurmuş
Sen cevabını ver kadın
Saklama
Hem her gece bir dost gibi yanı başımda
Hem bir ana gözyaşlarınla
Yok muydun herkesten çok?
Sen cevap ver kadın
Çok sevilmez mi bu devirde?
Gözlerinin içine bakıp
Uçurum gördüğünde
Koşmak istercesine
Sevilmez misin be kadın?
Tuttuğumda ellerinden
Sen söyle
Hakkını verdik mi ahını aldıklarımızın?

19 Ocak 2017 Perşembe

SATIRARASI MİM#3



Merhabalar:)
Uzun zaman oldu gerçekten de. Okul ve birkaç özel koşuşturma içinde pek sizlerle olamadım.
Burası benim için emek kokuyor. Eminim her blogger için blogu öyledir. Lafı çok uzatmadan daha önce seri halinde devam etmesine karar verdiğim mim yazılarımı okumayanlar için aşağıda link halinde bırakacağım. Artık blogumun bir parçası olmuş SATIRARASI MİM serisinin üçüncüsüne geçiyorum. 

1-) Bugüne kadar bloguna gelmiş, seni en çok etkileyen (hayal kırıklığına uğratan ya da çok mutlu eden) yorumu paylaşır mısın ?
Ben yorum sahiplerine minnetimi ileterek birkaç tanesini yazacağım :) 

"Kelimeleri öyle bir kullanıyorsun ki okuduğum an farklı hissediyorum, farklı düşünüyorum. Yazdıkların beni eskiye götürüyor içimin titrediği günlere... Düşünmeden, içimden geldiğince, duyguların benden kağıtlara aktığı günlere... 
 İyi ki tekrar bu duyguları hissettiriyorsun.
İyi ki burdasın ve yazıyorsun. 
İyi ki varsın..." Blog yazmak böyle bir yorum alınca bir başka güzel oldu benim için. Yorum sahibi "Ben Bir Deli Çocuk"

"Yaşamla ölüm arasında uzun bir yoldur yasam; sona geldiğinde ne kadar da kısa olduğu anlaşılan... Yasama çok daha fazla sevgi sigdirmaliyiz." Yorum sahibi " Mustafa Sönmez"

"Bir kaç satıra yüklenmiş onca duygu. İşte senin farkın bu Emre. Sevgiler oğlum :)" Yorum sahibi " Ece Evren"
Daha birçok yorum var fakat bloguma aldığım ilk yorum ile birlikte bu soruyu geçeceğim :)

   "Yüreğinize sağlık çok güzel" Yorum sahibi "Berika'nın Günlüğü"


2-) Okuduğunda seni günlerce etkisi altına alan kitap var mı ? Varsa hangisidir?  
   
Evet var tabi ki :) Çok sevdiğim bir yazar olan Jack London'dan "Martin Eden".
                       
3-)   Hayatında dönüm noktası olduğuna inandığın bir gün,an ya da yıl var mı ?   

Var. Pek tatlı bir an değil açıkçası. Ölümü hissettiğim an var. Ardından geçirdiğim haftalar ve o yıl hayatımın dönüm noktası. Eğer o yıl ayakta duramasaydım bugün bunları yazamazdım sizlere.

GÖRSELİN KULLANILMASI ZORUNLUDUR. LÜTFEN HASSASİYET GÖSTERİP SİZ DE BUNU BELİRTİN.
Yine hiç tanımadığım uğramadığım bloglara kadar ulaşır ımarım bu mim  de :) Umarım bu kez insanlar "Neymiş ya bu satır arası ? " derler ve buraya gelirler :)      Böyle böyle keşfederiz umarım birbirimizi:) Sorular ve cevapları kısa,lütfen katılın ve beni haberdar edin:) Sevgiler :)





2 Ocak 2017 Pazartesi

Böyle Gecelerde

Kurak gözlere hasret yürekler ölür böyle gecelerde
Hani tat vermezken her defasında iştahla yediğin o yemek

İçten içe sarsıcı depremlere gebe dudağından dökülenler
Harabeden farkım yok böyle gecelerde
Hayalini kurduğun o balkonlu ev gibi
Toz dumanım böyle gecelerde

Yolculuklar yapıyorum
Ben böyle miydim sahiden ?
Uzaklaşıyorum kendimden
Yağmurlar yakıyor tenimi
Artık günaha giremiyor yüreğim
Ben kaçıyorum kendimden



31 Aralık 2016 Cumartesi

Uyku Tutmuyor Üstelik

Karanlıkta kaldı komşunun balkonu
Ve ay vurmuyor bu gece bu şehre
Uyku tutmuyor üstelik
Hani olsan
Sokulup beni benden alan o kokuna
Sabahı beklerdim
Ama uyku tutmuyor
Şehir üşütüyor
Üstüme titriyor günahlarım
Perdeyi kapatınca geçer sandım
Her şey daha da yitti
Uyku da tutmuyor üstelik
Çay bitmiş
Ben kaç gün olmuş
Unutmuşum bardağı
Ve sıcak bir çayın tadını
Sen olsaydın böyle olmazdı
Kitap da bitmiş
Ayracı kokunu taşıyan o bitmek bilmeyen kitap da bitmiş
Her yanına dağılmışım evin
Huzur terk etmiş
Uyku tutmuyor üstelik beni
Sen olsaydın
Bu böyle sürmezdi
Sarılıp sıcacık gülüşünle
Unuttururdun her şeyi
Seni özledim
Ve beni bu yüzden
Uyku tutmuyor üstelik


18 Aralık 2016 Pazar

Sesine Kapıldım

Sesine kapıldım ben
Yeline
Hüzünlü anlarında dudaklarından çıkan bir cümleye
Neşene kapıldım ben
Gözlerine
Çocuksu sevincine
Dününe kapıldım ben
Bu gününe
Yarınındaki cümlene
Senin yüz kıvrımlarına kapıldım ben
Bir ömür yüzünde
Sırf ben varım diye
Var olsun istediğim tebessümün izlerine
Yüreğim yüreğine eşlik ederken
Sen bakma o hallerine
Bir çocuk ne kadar heyecandan uzak olabilir ki  hayallerini izlerken ?



5 Aralık 2016 Pazartesi

Sarı Buluttan Dökülen Yağmur Müjdeledi

Sual
Neden
Karanlık gece
Gönül telime değme gitsin
Sevme benden başka bir günahı
Sarıl bileklerime
Uçurumdayım
Bu yük bana hayli ağır
Belki bir gün bambaşka bir sabaha uyanırız Belki umutlanırız devrim çocukları gibi
Çocuk gibi
Öyle ya
Belki hala mümkündür insanca yaşamak
Umut etmek doyasıya
Ve dudakların kanayana kadar sevişmek
Ölümden bir kadınla
Her gün parça parça edip kitapları
Doğruları yakıp
Hakikati yok edeceğini zannetmek
Annemden öğrendim
Kadın dediğin adam eder çocuğu
Hatta bazen koca yaşında
Bazen cümle kuramazsın
Boğazındaki düğümle verdiğin savaşta
Tek kelime yeterdi oysa
Umut
Hasret kaldım duymaya


Sokaklara çıkarız bir gün
Özgürlüğün tadını çıkarmak için
İç çekip bir yarın ısmarlarız
Yol arkadaşlarımıza bakıp
Minnet bağışlarız
Yüzlerini kan revan bir savaş alanından ayırıp
Bir gün soyunursa  herkes maskesini
Ancak o gün kabulümdür
Ancak o gün
Yakabilir tanrı beni

2 Aralık 2016 Cuma

Uçurum

Başım dik
Göğe değecek nerdeyse
Benden uzak olduğun her yer
"Yani her nerdeysen."
Çık gel
Ört nefesini üstüme
Kurtar bu kısır döngüden
Kelimeler kifayetinden soyutlanınca
Kollarımı sıvadım ben de
Dövüşeceğim
Fakat kaybeden bir daha umut beslemeyecek
Bana söz ver
Birkaç bahar beklemeyeceğiz
Göğsünde uyut beni
Yüzüme yüzüme çarpsın kalbin
Kokun essin yüzünün yamaçlarından
Ki
Bir daha başka yüreğin uçurumuna düşmeyeyim






28 Kasım 2016 Pazartesi

Kitap Okuyarak Ruhu Beslemek

  Uzunca bir aradan sonra kitap okumaya tekrar başladım. Kısacası vaktimi hep boşa harcadım bunca zaman. Kitap okumaya başladıktan sonra fark ettim bunu. Oysa hep aklımda iken kitap okumak,hiç başlayamadım. Bu konuda herhangi bir sebep benim için bahaneden başka bir şey sayılmaz. Kendimce kitap okumanın faydalarından bahsedeceğim.


  Öncelikle seçeceğiniz kitap,ilgileriniz doğrultusunda olmalı. Aksi takdirde okumak eziyet haline gelir. Tabi her şeyden önce neden kitap okumak istediğinizi kararlaştırın . Merak ettiğiniz ve öğrenmek istediğiniz konular hakkında mı okuyacaksınız ? Herkes bu kitabı okudu çok popüler diye mi ? Sırf birisi önerdi okumazsanız ayıp olur diye mi okuyacaksınız ?  Önce buna karar verin. Tabi ki kendinize dürüst olarak. Ancak bu sekilde,ne istediğinizi bilerek, okursanız okumak size bir şeyler katar. Bence teknoloji ile birlikte kitap okuma alışkanlığı kaybolmaya yüz tuttu. Toplumdaki gözlemlerime dayanarak söylüyorum bunu. Siz otobüste,minibuste,metroda yahut etrafınızda kitap okuyan insan görebiliyor musunuz ? Bence bunun cevabı görüşümü destekler nitelikte. Ya da kim bir diğerine kitap hediye ediyor artık? Peki aileler çocuklarına son çıkan bir telefon yerine kitap hediye etse o çocuk mutlu olur mu ? Adapte olup bu sisteme fazlasıyla unutmuşuz çoğu güzel şeyi. Her bilgi bir tık ötede. Bundandır insanlar kitap karıştırmak denen bir şeyi yok etmeye başladı.


  Kitap okuyunca geçen saatlerin bana bir şeyler kattığını ve zamanın boşa geçmediğini hissediyorum. Benimle aynı görüşteyseniz hemen şimdi bir kitap okumaya başlayın. Çünkü bir toplum okudukça fikir ve farkındalık sahibi olur. Güzel günlere uyanmamız dileğiyle.

Mehmet Emre Bektaş

24 Kasım 2016 Perşembe

Sen,Sen Ol;Gitme

Kalıyorum kendime her hikayenin sonunda .
Yani her kitap bitiyor bir gün .
Dibime çöküyorum sensizliğin buğusundan. 
Tanrıyla yüz yüze geliyorum sana koşarken.
 Henüz erken ama değil mi ?
Bana gökyüzünden bir parçanı ver.
  Sana bağışla beni .
 Azat et bu  sürgünden.
 Sesine kulak verip sağır olduğum her insanla yüzleşeceğim er geç.
 Sen, duvarlara çarptığım yüzüme nispet , gitme .


21 Kasım 2016 Pazartesi

Ceket

İçimde cirit atıyor günahsız çocuklar
Top oynuyorlar
Değiyorum gözlerine güneşten kaçarken
Zor oluyor ama
Güneş tepede
Bizi izliyor hayranlıkla
Sonra yağmur kokulu ceketim geliyor aklıma
Onu unutuyorum hep böyle günlerde
Yazık
Eskiyecek güneş yüzü göremeden
Yırtık ayakkabım var bir de
Bir ders arasında düşen tabanını sürte sürte eve gittiğim
Yenisini beklediğim
Hep isteyip hiç giyemediğim ayakkabılar gibi değildi en azından
Adam gibi son anına kadar durdu benimle onlar
Şiir karaladığım defterlere sıkıştırdığım birkaç parça kâğıtta yazılıydı aslında en güzel şiirlerim
En güzellerini müsveddelere hapsettim
Okuyan olmadı
Ne onları ne defterdekileri
Daha çok yazdım
Üşüdüm sonra
Soğuğa siper ettim şiirlerimi
Omuzlarımda yükü olan çantamdı yalnızca
Hayallerim bulut gibi sırtımda
Gözlerimi deviriyordum masum çocukların çığlıklarına
Sonra ölüyordum onların yerine
Ben yine de
Hiç vazgeçmedim kendimden


9 Kasım 2016 Çarşamba

Bir öğlen vaktinin orta yerinde

Su olup karışıyorum tenine
Elimden gelen bu olsa gerek
Fazlasına meyledemiyorum 
Sıyrılıyorum gökyüzünün ahenginden 
Gel 
Gel ki sona ersin bu eziyet
Sen tenime karışana dek 
Yaşlanacağım




4 Kasım 2016 Cuma

Günlerden Bir Gün

Şu an Bilecikte bir kahvedeyim. Çayımı yudumlarken televizyon izleyen kahve sahibi amcanın izdivaç programlarına yaptığı yorumlar dikkatimi çekti. Her şey bir kenara çok sıcak bir ortam. İnsanlar selfie cekinmiyorlar burada mesela. Çay içiyorum 75kuruşa. Gazete okuyan bir amca var sağ çaprazımda. Kahve sahibi devam ediyor izdivaç programına. Okey taşlarının sesi çay kaşıklarının sesine karıştı şu dakikalarda. Çay kaynıyor hiç soluklanmadan. Yeni bir amca girdi şimdi bak adım sesleri renk verdi bir an. Sonra kahve yankılandı; " Bir çay da bana ."


3 Kasım 2016 Perşembe

Bir Sana Kaldım



Yol çekiyor gözüm
Sözüm ona mutluyum bu şehirde
Karanlıkta evin lambaları var bir tek
Bir de geceyi aydınlatan güneş!
Semada gözüm aslında
Bir gün oradan bakacağım size
Belki düşeceğim fakat
Sonunda kavuşacağım hakikate
İlle de mutlu olmaz sonlar
Bunun için bir sebep yok çünkü
Terliklerim eski püskü
İçler acısı bir görünüm
Seni gökyüzünün altından kollarımın sıcağına alıp öyle seveceğim
Çünkü
Çünkü bir sana kaldım
Sana yarın ,sana bugün, sana dün.



28 Ekim 2016 Cuma

O Gün Buraya Gelecek !

Uzun yolculuklardan sıyrılacak insanlar bir gün. Veda etmek zorunda kalmayacak kimse. Es vermeden yaşamaya devam edebilecek. Bu insanlar bir gün, günyüzü görecek. Soluk soluğa yaşamaktan, kendi hâline çekilecek. Ah kalabalık, bir gün yalnızlaşacak. Hani demiştim ya insanlar veda etmek zorunda kalmayacak. Veda edecek insan bırakmayacaklar etraflarında çünkü. Bilim öyle gelişecek ki bir gün yok olup bir gün var olacağız. Mesafeler öyle kısalacak ki an an yaşayacağız. Ve yâr sen bana bir gün nasip olacaksın, ben uzun yolculuklardan sıyrılacağım.


24 Ekim 2016 Pazartesi

Hoş geldin

Avuçlarımın arasında yüzün
Sen yıllar sonra alev alev söndüğüm
Sonunu bildiğim o film
Hani şu her defasında heyecanla izlediğim
Dilimden düşmeyenim
Şiirlerim öksüz değil imiş
Öğrendim

Yazdım
Silemedim
Bunu ihanet bildim şiirlerime
Karaladıkça karalandım
Aslında kimdim
Sormadı kimse
Aslında kimse
Kim ise hep öyle karşılandı
Sen hoş geldin
Hep

22 Ekim 2016 Cumartesi

Melek

O gün çıkıp geldi dertlerin üzerine basa basa
Kanatları vardı bembeyaz
Sildi hafızamı
Ve bitti yıllarca süren ayaz
Kanatlarını sürdü sırtıma
Çentiği vardı hayatın
İyileşti yaralarım
Yarınlarım bana baktığı gözleri gibi şimdi
Sen dokun dedim
Ben başka türlü iyi olmak ne demek
Bilemem
Artık sensiz nefes almayı bile beceremem ki
Sustu biraz
Beni izledi
Sonra kanatlandı göğe doğru,bir daha görmedim onu
Ama görmeyi diledim
Sonra yanında uyandım
Tebessüm ettim
Günaydın


21 Ekim 2016 Cuma

Sen Son Baharımsın

Döküldüm saçlarına bu sonbaharda
Yük olmam ama
Hem rengi toprağa çalan gövdemden uzaklaşmak zordu benim için
Ama senin yelin daha kuvvetliydi.
Biliyor musun ?
Durmazmış akacak kan
Ben de kopacakmışım inceldiğim yerden
Sarardım
Düştüm saçlarına
Sustum
Daha huzurlu yelinde savrulmak.