SATIRARASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SATIRARASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2017 Cumartesi

Açık Yarama Yara Bandıydın., Olsun



Topuklu ayakkabının sesleri kulağımda
O çok sevdiğin eteği giymişsin
Çok sevdiğin havalardan bir gündeyiz yine
Kitap kokuyor evimiz

Nem tutmuş dudaklarımı hasretliğe terk etmişsin
Daha sıcacık yatak
Daha yeni gitmişsin

Birkaç cümle ile kalakalmışız meğer
Saatlerce baktığım gözlerinden atlardım zaten
Düşeceğimi bilseydim 


Üstümü de örtmemişsin giderken
Kızmadım
Kırgın olamam sana ben
Yalnızca biraz içerledim gidişini
Hem öpmemişsin de

Denk gelmiyor değilim yüz hatlarını taşıyan kadınlara
Her kadında bir parça varsın
Bunun adı pişmanlık olamaz
Pişmanlık da az önce beni yalnız bıraktı

Yastığımdan tut perdesiz pencereme kadar
Yahut bu her gün filizlenen  yalnızlığa
Hatta kimi zaman dörde beş
Öğlene geç
Geceye nem kala
Acıyorum
Ve kanıyorum
Ben ki
O tuz bastığın yara

Evvela Ayağa Kalkayım, Sonra Severim



Saçlarımı kestim
Sonra uzaktan uzaktan bana bakan gözlerinin arkasına gizlenen o kadına sarıldım geceleri
Öptüm
Söndüm kendi çeperimde
Sana yanan kalbimi gömdüm
Bana hiç dokunmayan seni özlüyorum
Tenimin en temiz zamanlarını
Öpmediğin göğüs kafesimin dar bir kafese dönüştüğü gecelerden birindeyim yine
Seninle nefes nefese yaşama tutunabilirdik
Biliyorum
Yapabilirdik
Sana şiir okuduğum geceleri kör makaslarla kestin
Sırtını döndün ben yüzüne doyamamışken
Gel desen
El olmazdın
El olmazdık
Her gün sulardım o çiçeği yemin ederim
Gitmeseydin
Solmazdık
Şimdi o çiçek de ben de toprağa karıştık
Dudaklarına değmese de gözlerine değecek satırlar bırakıyorum sana
Biliyorum
Okursun
Sessizce okursun
Herkesten gizlersin
Kimse bilmesin
Çünkü sen giden olmayı seçtin
Giden
Terk ettiği yeri özlememeli
Kalan
Kabullenmeli
Bir başka tene değip
Bir başka ağlamalı o körpe omuzlarda
Bir başka kokmalı artık
Bir başkası gibi sevmeli

1 Kasım 2017 Çarşamba

Bu Gece



Kan kırmızısı dudaklarına boyanmak istiyorum 
Şarap kokan tenine soyunmak 
Bu gece sana dokunacağım 
Bu gece Tanrı girmesin aramıza 

Ellerinde doğmak istiyorum 
Yüzümü göğsünde boğmak 
Bu gece son bulmak istiyorum 
Bu gece hudutlarında 

Yaralarını öpmek istiyorum 
Gözlerinde sönmek
Bu gece teninde yanayım 
Bu gece Tanrı’nın cennet dediği yerdeyim 

Bu gece senden yanayım.



31 Ekim 2017 Salı

Eksilmiş

Sana şiirler yazdım,okuyamadım.
Dinlenme tesislerindeydim o gece yüreğimin.
Gittin.
O gün bugündür yorgunluğum baki.

Çamaşır atıyorum makineye
Yokluğunun kirli elleri temizlenmiyor
Dokunduğum elbiselerin nasıl ?
Peki ya o adam?
Teninde hakkıyla hüküm sürüyor mu ?

Telefonun ucunda sesin yok.
Artık gökyüzü de karanlık.
Gündüz yok.
Güneş yok.

Şarkılar bana küs.
Seni anlatıyorlar.
İnadıma inadıma

Uçurum gibi yüz hatlarını
Göğüslerinin doğal oluşumlarını
Saçlarının yarattığı tayfunun yankısı dudaklarını
Ayak parmaklarının çeperlerini
Avuçlarının kraterlerini ve yıldız gözlerini de aldın yanına
Adım yalnız değil mağlup
Kayıpların en büyüğü
Hoşçakal


24 Ekim 2017 Salı

Nasıl?

Bir bardak çay ile sohbet ettim saatlerce.
Bu ne kadar acıydı biliyor musun?
Önce soğudu sonra tat vermedi.
Koşarak uzaklaştı benden.
Tıpkı o kadın gibi.
Sustu kadın.
Canımı yakmayacaktı.
Uzak kalmalıydı benden.
Öyle söyledi.
Aslında benim söyleyemediklerimi yüzüme bağıracak kadar cesur bu kadına
Teşekkür ediyorum.
Ama bitmedi.
Nasıl olacak bu kadın?
Ben bu seçimle nasıl var olacağım?



17 Ekim 2017 Salı

Sen Kokmayan Şehirler

"Üzülme ve takılma çok." dedim kendime.
Sonra o müthiş şarkı çalarken kulağımda, burada buldum kendimi. 

Daha az önce araladın kapımızı. 
İçeriden o müthiş yemek kokuları. Bedenimi yorgunluğun binbir türlüsünden ayıran şefkatli  kolların.
Sıralanmış cümleleri dizdim dudaklarıma.
Sonunda sadece "Özledim." diyebildim. Özledim.
Hiç şiir yazamadım. Güzel bir çift söz ise sadece sana nasipti.
Işıkları sönünce bu şehrin, biz bize kalırdık. Sabahı göremedik hiç. Yahut bazı geceler hiç ısınamadık. 
Sonra başka kollarda buldum kendimi. Bir an bile düşünmeden ve gecelerce uyumadan.
Ah kendine bile sırt dönmüş bu adama, sen hep merhametliydin.
Farkın yoktu anamdan.

Sıcacık birkaç bardak çaya hasretim senin avuçlarında. 
Ölüyorum sevgilim ve hiçbir şiir şifa olmuyor artık bana.

Sesince  dinlediğim en güzel şiirdi vedan. 
Sessizdi.
Ansız.
Tenimden soyutlanışın
Soyunduğun geceler gibi karanlıktı, karanlık.

En son yazdığın satırlarda dirilip tekrardan öldüğümü gördüm.
Güzel severdin vesselam ve güzel öldürürdün.
Sahi ne güzel öldüm kollarında
Sabahına kalmadan.

Şehri boğan boynunun kokusunu da öldürdüm.
Artık sen kokmayan şehirlere dokunacak ellerim.
Sen kokmayan şiirler yazacağım becerebilirsem.
Ve becerebilirsem biraz da unutacağım seni bu gece.








5 Ekim 2017 Perşembe

Kolay Olmadı

Hiç duyamayacağın şiirlerde geçiyor bahsin
İç geçirip dudaklarımı mühürlüyorum
Sonra birden buz kesiyor ellerim
Dudağımın kenarında birikiyorsun

Suratıma çarpıyor yastığım
Hırpalıyor beni
Seni göz ardı etmek değil de
Senden silinmek kolay değilmiş


13 Ağustos 2017 Pazar

Vurgun

Bir vurgun var yüreğimde 
Bir huzursuzluk 
Tatmin olmuyorum yazılanlardan 
Es geçmek gerekiyormuş 
Ve vazgeçmek yârdan 
Açık yaralarıma dudaklarını bastım 
Bakışlarını kattım gecelerime 
Sonra her birini çaldım kendimden
Uzaklaştım 
Yalnızlık mesken tuttu yüreğimi 
Şiirler yakama yapıştı 
Gecelerce uyumadım 
Kimse bilmedi nedenini 
Şarkılara sığındım 
O büyük şairleri anlıyorum yavaş yavaş 
Erken yaşta 
En güzel şiirlerini de almışlar yanlarına 
Yazılmamışlarla gömülmüşler toprağa 

Bir tek sen varsın dedim kendime 
Bir tabak daha koydum kendime 
Ben ne ettiysem kendime
Ama gidemiyorum da kendimden




8 Ağustos 2017 Salı

İyi Hissettiğim Anlar

Önce çayı alıp dudağımın kenarına
Gökyüzüne dikerim öksüz bakışlarımı
Sessizdir gökyüzü
Bir sürü sır saklar
Gamlıdır gökyüzü
Deniz ne ise
Gökyüzü de odur
Sırdaştır
Dosttur
Ay vardır
Denizdeki hiçbir şeye benzemez
İzlerim
İçimi huzur kaplar
Ben gökyüzüne bakarım iyi olmak isteyince
Bir de müzik açık olur mutlaka
Bu bir keyif değil
Öyle olsaydı daha farklı olurdum
Şiir yazıyor olmazdım
Ama bu gece
En güzel tarafını seçtim insanlığımın
Duygularımı özgür bıraktım
En az gökyüzü kadar keder dolu yüreğimi
Avuçlarımın arasına alıp yüzüme sürdüm
Üzgünüm
Bana iyi gelen şeyleri
Bir başkasından bekledim
Ben çok üzdüm kendimi
Bunun yok bir özrü

Yıldızlar ne de çok
Ama sohbet etmiyorlar birbirleriyle
Çünkü kapkaranlıktır gökyüzü
Dedim ya
Bir ay vardır
Aydınlatır
Ama yıldızlara yetmez
Yetemez işte
Ben de yetemedim insanlara
Kendime de öyle
O halde göğe bakalım
Bu şiir tekil ama
Ben göğe bakayım
Siz insanların yüzlerine
Huzur bulduğunuz her neyse ona bakın
Ben her gece olduğu gibi
Göğe bakayım
Gökyüzüne

Ay uzanırken dizimde
Saçlarını okşuyorum



4 Ağustos 2017 Cuma

Yerimde Sayıyorum, Bu Benim Seçimim

Sığ suları mesken edindim
Başka bir savunmam yok
Ama inanın ben öyle bir adam değilim
Ne bildiğiniz 
Ne de tahmin ettiğiniz gibi
Ben hâlâ kendimden bile gizliyim
Başka bir cezam yok
Heyecanım baki
Hâlâ heyecanla okuyorum şiirlerimi
Ölmedim 
Henüz değil yani
Daha şiirlerimin ekmeğini yiyeceğim 
Daha çok şiir yazabilmek için 
Ben daha nice geceye teslim edeceğim kendimi 

Kaskatı yürekleriniz ne de çok sevdi beni 
Yaşça büyüktünüz 
Yaşanmışlığım ağır geldi 
Ben kimsenin taşıyamayacağı bir vebalim 
Bunu kabul ettim 
Ve yine aynı noktadayım 
Hep aynı noktada kalmayı seçtiğim için 
Güçlüyüm 
Öyle dediniz 
O gücü köreltmeyeceğim 
Bir gün şair olacağım 
Belki de bir şiir
Ama ben hep aynı yerde sayan o adam olacağım 
Çünkü ben olmak 
Kanımda dolaşan zehir 
Ama sen 
Ben olma 
Git sigara dumanına boğulmuş bir adamın dudaklarına 
Yüreği sevgilerden aşınmış bir kadının koynuna
Git 
Yeter ki benden uzaklaş 
Acılar sarmaşık misali ömrüme dolandığında 
Yoktunuz
Ellerim soğuk demirleri tuttu
Güçten yoksundum 
Belki karşılaşırız bir başka hayatta
Çünkü yoruldum 
İtiraf ediyorum kendime 
Çünkü elimde kalmadı benden başka 
Onu da kaybedemem 
İçim alev aldı vicdanımdan
Hiç bitmesin istediğim bu şiirde bile 
Ben dikildim karşıma



11 Temmuz 2017 Salı

Yemin

Sayıyorum saatleri
Hatrım duvarda asılı kaldı
Dizlerimiz çürüyene kadar koşacaktık
Emeklerken kaybettik aşkı
Suratıma çarptığın günahların canımı yaktı
Ve bilirim affetmeyecek tanrı beni
Ne dün ne bugün ne yarın
Sahi
Ne ara kaybettim aklımı

Uzaklaştım
Ben şiir sıkıyorum gecelere
Hep yalnızdım
Yalnızlığım pekişiyor git gide

Gitti giden
Ben kalan olmayı seçtim
Sevdim belki de
Kalemin belini kırdım bu kez
Yemin olsun
 Bir daha mühürlenmiş dilimden adın düşmeyecek


18 Haziran 2017 Pazar

Yasak


Anlatamıyorum
Göğü boyamışlar kızıla
Bulutlar ikiye ayrılmış
Yer kayıyor ayaklarımın altından
Güneş uzak canlılığından
Konuşamıyorum
Dudaklarım bağlı urganla
Şiirler yüreğimi delecek gibi oluyor
İsyan var
Ha bugün ha yarın diye geçiyor ömür
Ölüme çeyrek var
Sevişmek günah
Sevmek yasak
Tanrı kazanç vermiyor
Kaybediyorum ilahi güç karşısında
Konuşsam günah
Sussam yasak
Bedenim kayıyor avuçlarımdan
Tanrım sen de yalnız bıraktıysan
Kimden medet umucam
Biliyorum yok böyle bir ihtimal
Ama bir ses versen bana
Bedenim sarsılacak
Göğsüm parçalanacak belki ama
Sana ihtiyacım var

1 Şubat 2017 Çarşamba

O Zamanlar

Dizlerim yara dönerdim eve
Çamura bulanmış ellerimle
Avuçlarımda taşırdım masumiyeti
Gözümdeki yaşları silip
Ne ağlardım ama
İç geçire geçire
Hani görsen
Yoklardın yüreğini
O zamanlar tadı vardı esen rüzgarın
Koşturmanın
Amansızca ter atıp,hasta olmanın bile
O zamanlar
Değeri yoktu zamanın
Canım yanmazdı
Ama çokça acırdı haliyle
Çok kişi vardı etrafımda
Çoğunu tanımazdım
Onlar çoğu olarak kaldı
Ben,büyüdüm sanırım.




5 Aralık 2016 Pazartesi

Sarı Buluttan Dökülen Yağmur Müjdeledi

Sual
Neden
Karanlık gece
Gönül telime değme gitsin
Sevme benden başka bir günahı
Sarıl bileklerime
Uçurumdayım
Bu yük bana hayli ağır
Belki bir gün bambaşka bir sabaha uyanırız Belki umutlanırız devrim çocukları gibi
Çocuk gibi
Öyle ya
Belki hala mümkündür insanca yaşamak
Umut etmek doyasıya
Ve dudakların kanayana kadar sevişmek
Ölümden bir kadınla
Her gün parça parça edip kitapları
Doğruları yakıp
Hakikati yok edeceğini zannetmek
Annemden öğrendim
Kadın dediğin adam eder çocuğu
Hatta bazen koca yaşında
Bazen cümle kuramazsın
Boğazındaki düğümle verdiğin savaşta
Tek kelime yeterdi oysa
Umut
Hasret kaldım duymaya


Sokaklara çıkarız bir gün
Özgürlüğün tadını çıkarmak için
İç çekip bir yarın ısmarlarız
Yol arkadaşlarımıza bakıp
Minnet bağışlarız
Yüzlerini kan revan bir savaş alanından ayırıp
Bir gün soyunursa  herkes maskesini
Ancak o gün kabulümdür
Ancak o gün
Yakabilir tanrı beni

1 Aralık 2016 Perşembe

Korkak



Ne kadar cesur yüreğin
Gel benimle
Bu sabah gözlerimin önünde uzayan ovanın ortasında bekleyelim
Bulutlar damlasın tepemizden
Güneş aksın olduğumuz yere
Sen buna kabus de
Ben hayatın kendisi
Kendimizden geçelim,çölün ortasında kuma susayarak
Susarak ya da ilerleyelim
Gel seninle bugün ay ışığı altında şarkılara konuk olalım
Hırsım
Olmayışım
Kendime kalmayışım
Sırtlanıp dağları
Ürkek bir sincap kalışım
Hırsım kendime
Yıllarca süren savaşın
Kazananı olamayışım
Tokluğa doyamadan
Yokluğu kucaklayışım
Parmaklarımı kıran soğuğa
Güneş olamayışım
Bir damla sudan olan sebebimi
Okyanuslar sanışım
Doğruları kucaklayamadan
Yanlışa hasret kalışım
Benim adım
Yetemediğim hayallerimin hayal kalışı.