satır arası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
satır arası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2017 Salı

Bir YouTube Kanalım Vardı !

Youtube kanalım olduğunu yeniden hatırladım ve video çekmeye yeniden başladım. Keyifli dinlemeler.
Ayrıca kendi şarkılarımı veya yorumladığım şarkıları paylaşabileceğim bir SoundCloud hesabım da var. Tabi şiirleri de:)
Bekliyorum.
SoundCloud Hesabım : https://soundcloud.com/memre-bektas


Tertemiz

Var olma mücadelesi veren aciz ruhumun temizlenmesi için kaç kez yıkanması gerekiyorsa o kadar yıkadım
Ve tıkadım kulaklarımı anıların kirli sesine

Birkaç gece daha yastığıma konuk olacağım
Sonrası ise
Bana sürpriz olsun

Güzel günleri de bekleyin
Günleri güzel severek



15 Kasım 2017 Çarşamba

Omuzlarında Dudaklarımın Yükü



yara ala ala nasır tutmuş tenime
kim dokunsa kâr etmez artık
yâr olsa
şifa olamaz
üç kere vursan beni
dördüncüye meylederim
ben deliyim
bin kere sarsan beni
nafile
bir kere öp geçsin
ne günahkar geceler bıraktım ardımda
tanrı bilir
sussam
o geceler dile gelir
ne şiirleri yarım bıraktım
okusan
ölebilirdim

şimdi mola vereyim hayatıma
biraz deniz göreyim
biraz yüzüne dokunsun ellerim
biraz sevişelim
cümbür cemaat
koşar adım gelen şarkıları kucaklayıp
o eski radyonun pimini çekelim
zaten her gece ölmüyor musun
bu kez beraber deneyelim
sarmaş dolaş kederlerini de ver bana
bir kadeh kaldır
seviştiğin adamları at kanından
öyle bir gece bağışla ki bana
tüm yollar kapına çıksın
öyle bir kadınsın ki
ruhum çıksın
sen benimle kal

11 Kasım 2017 Cumartesi

Bilet



Günaydın
Sensiz açtım gözümü
Şehir kütüphanesinin sabahı gibi değil
O duraktaki yıkık bize selam verdim
Gece zor geçmiş gibi
Ya da uyku harammış
Göz altlarım perişan
Avuçlarım buz
Dizlerim çürümüş peşinde sürüklenmekten
Fark edememişim
Neymişim
Ne kadar kalmışım
Safmışım
Pişmanlık değil de
Hata yapmışım
Güneş tepede
Mezuniyetine benzer bir gün gibi
Ama ben buralardayım biraz daha
Sen hayatın tırnak izlerisin
Takım elbisemin cebindeki ruj gibi
Siyah beyaz fotoğrafıma gökkuşağı gibisin
O altı telli çalgının elime yakıştığı kadar yakışıyordun bana
Gülüşlerimin tapusunu aldığın o gün gibi
Uzun ve sonsuz
Yalnız ve yürünmez bir yol
Sonunu arayan bir son
Dudaklarının kirinde boğulan bir şarkı gibiyim
Sana değerdi
İyi akşamlar
Çünkü seninle istiklaldeyiz
Hem de cezayir sokağında
Kazı çalışması bitmiş çoktan
İşçiler evlerine gitmiş
İstanbul uyumaz sevgilim
Gözlerini üzerimize dikmiş
Belki o çok güzel gözlerinin anısını alıp karşıma itiraf etmeliydim
Yıkık dökük bir bina gibi
Son çivisi de çıkmış dünya
Hiç ısıtmayan güneş
Duymadığın o ses
Dokunmadığın o ten
Ve ben
Bir fotoğraf karesinde
Yüzünü yeniden güldüren
Balkanlar gibiyim yüreğinde şimdi
Gitsen ne bulacağın belli
Gitmesen içindeki ukte
Oysa bir bilete bakıyor işim
Ansızın avuçlarına bırakılan bir bilete.


13 Ağustos 2017 Pazar

Vurgun

Bir vurgun var yüreğimde 
Bir huzursuzluk 
Tatmin olmuyorum yazılanlardan 
Es geçmek gerekiyormuş 
Ve vazgeçmek yârdan 
Açık yaralarıma dudaklarını bastım 
Bakışlarını kattım gecelerime 
Sonra her birini çaldım kendimden
Uzaklaştım 
Yalnızlık mesken tuttu yüreğimi 
Şiirler yakama yapıştı 
Gecelerce uyumadım 
Kimse bilmedi nedenini 
Şarkılara sığındım 
O büyük şairleri anlıyorum yavaş yavaş 
Erken yaşta 
En güzel şiirlerini de almışlar yanlarına 
Yazılmamışlarla gömülmüşler toprağa 

Bir tek sen varsın dedim kendime 
Bir tabak daha koydum kendime 
Ben ne ettiysem kendime
Ama gidemiyorum da kendimden




8 Ağustos 2017 Salı

İyi Hissettiğim Anlar

Önce çayı alıp dudağımın kenarına
Gökyüzüne dikerim öksüz bakışlarımı
Sessizdir gökyüzü
Bir sürü sır saklar
Gamlıdır gökyüzü
Deniz ne ise
Gökyüzü de odur
Sırdaştır
Dosttur
Ay vardır
Denizdeki hiçbir şeye benzemez
İzlerim
İçimi huzur kaplar
Ben gökyüzüne bakarım iyi olmak isteyince
Bir de müzik açık olur mutlaka
Bu bir keyif değil
Öyle olsaydı daha farklı olurdum
Şiir yazıyor olmazdım
Ama bu gece
En güzel tarafını seçtim insanlığımın
Duygularımı özgür bıraktım
En az gökyüzü kadar keder dolu yüreğimi
Avuçlarımın arasına alıp yüzüme sürdüm
Üzgünüm
Bana iyi gelen şeyleri
Bir başkasından bekledim
Ben çok üzdüm kendimi
Bunun yok bir özrü

Yıldızlar ne de çok
Ama sohbet etmiyorlar birbirleriyle
Çünkü kapkaranlıktır gökyüzü
Dedim ya
Bir ay vardır
Aydınlatır
Ama yıldızlara yetmez
Yetemez işte
Ben de yetemedim insanlara
Kendime de öyle
O halde göğe bakalım
Bu şiir tekil ama
Ben göğe bakayım
Siz insanların yüzlerine
Huzur bulduğunuz her neyse ona bakın
Ben her gece olduğu gibi
Göğe bakayım
Gökyüzüne

Ay uzanırken dizimde
Saçlarını okşuyorum



4 Ağustos 2017 Cuma

Yerimde Sayıyorum, Bu Benim Seçimim

Sığ suları mesken edindim
Başka bir savunmam yok
Ama inanın ben öyle bir adam değilim
Ne bildiğiniz 
Ne de tahmin ettiğiniz gibi
Ben hâlâ kendimden bile gizliyim
Başka bir cezam yok
Heyecanım baki
Hâlâ heyecanla okuyorum şiirlerimi
Ölmedim 
Henüz değil yani
Daha şiirlerimin ekmeğini yiyeceğim 
Daha çok şiir yazabilmek için 
Ben daha nice geceye teslim edeceğim kendimi 

Kaskatı yürekleriniz ne de çok sevdi beni 
Yaşça büyüktünüz 
Yaşanmışlığım ağır geldi 
Ben kimsenin taşıyamayacağı bir vebalim 
Bunu kabul ettim 
Ve yine aynı noktadayım 
Hep aynı noktada kalmayı seçtiğim için 
Güçlüyüm 
Öyle dediniz 
O gücü köreltmeyeceğim 
Bir gün şair olacağım 
Belki de bir şiir
Ama ben hep aynı yerde sayan o adam olacağım 
Çünkü ben olmak 
Kanımda dolaşan zehir 
Ama sen 
Ben olma 
Git sigara dumanına boğulmuş bir adamın dudaklarına 
Yüreği sevgilerden aşınmış bir kadının koynuna
Git 
Yeter ki benden uzaklaş 
Acılar sarmaşık misali ömrüme dolandığında 
Yoktunuz
Ellerim soğuk demirleri tuttu
Güçten yoksundum 
Belki karşılaşırız bir başka hayatta
Çünkü yoruldum 
İtiraf ediyorum kendime 
Çünkü elimde kalmadı benden başka 
Onu da kaybedemem 
İçim alev aldı vicdanımdan
Hiç bitmesin istediğim bu şiirde bile 
Ben dikildim karşıma



2 Ağustos 2017 Çarşamba

Blogger'a Dönüş




 Değerli blog yazarları, beni tanıyan ve tanımayan herkese selam. Çok uzun zaman oldu. Yakın zamanda bir şiir paylaşmış olsam bile, aktif duruma ne zaman geçerim bilemiyordum. Dün geceye kadar da bilmiyordum. Dün benim çokça şiir yazdığım bir gündü. İlham perisinin uzattığım eli tuttuğu bir gündü. Yeniden kendimi keşfettiğim ve ilgi alanlarım hakkında okumalar yaptığım bir gündü. Peki bunun burayla ne alakası var? Ben ilk blog yazımı 31.07.2015'te  yazdım. Yeni arkadaşlar, eski topraklar ve geçip giderken uğrayanlar... Blog yazdığım ilk günden bugüne kadar öyle çok şey değişti ki. Burada kazandığım dostluklar da oldu. Biri bana blog yazmaya başlasam mı diye sorsa, tereddüt etmeden evet derim. Blogger'da karşılaşacağı şeyleri ve nasıl yükseleceğini de anlattıktan sonra tabi ki. Bugün yazacağım ikinci bir yazının da linkini bu yazının sonuna ekleyeceğim. O yazıda  yeni başlayacak bloggerlara Blogger'ı gerçek yüzüyle anlatacağım. Yeni şiirler ve araştırma yazılarımı paylaşmaya tekrardan başlıyorum Yakın zamanda da bir mim yapacağım takipte kalın dostlarım ve paylaşarak bana destek olun. Teşekkür ederim. :)

Blogger'ın Filtresiz Yüzü yazım için tıklayınız.


11 Temmuz 2017 Salı

Yemin

Sayıyorum saatleri
Hatrım duvarda asılı kaldı
Dizlerimiz çürüyene kadar koşacaktık
Emeklerken kaybettik aşkı
Suratıma çarptığın günahların canımı yaktı
Ve bilirim affetmeyecek tanrı beni
Ne dün ne bugün ne yarın
Sahi
Ne ara kaybettim aklımı

Uzaklaştım
Ben şiir sıkıyorum gecelere
Hep yalnızdım
Yalnızlığım pekişiyor git gide

Gitti giden
Ben kalan olmayı seçtim
Sevdim belki de
Kalemin belini kırdım bu kez
Yemin olsun
 Bir daha mühürlenmiş dilimden adın düşmeyecek


9 Kasım 2016 Çarşamba

Bir öğlen vaktinin orta yerinde

Su olup karışıyorum tenine
Elimden gelen bu olsa gerek
Fazlasına meyledemiyorum 
Sıyrılıyorum gökyüzünün ahenginden 
Gel 
Gel ki sona ersin bu eziyet
Sen tenime karışana dek 
Yaşlanacağım




5 Kasım 2016 Cumartesi

Seni Seyre Çıktığım Bir Akşamdan

Seni izlerken sesler kesiliyor
Susuyor tüm insanlar
Yaşamdan bir parça koparıyorum
Bir parça nefes alıyorum dudaklarından
Bir parça nefes oluyorum dudaklarında
Gökyüzünün güneşe hasret kaldığı mevsime benzeyen gözlerimden
Dökülüyor hasret damla damla
Yutuyorum cümlelerimi
Kızaran yanaklarından öpüyorum bu akşam
Ne diyeyim ben şimdi
Özlediğimden başka